8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun

08.03.2026 Tüm İş Konfederasyonundan Açıklama

“İşçinin haftalık normal çalışma süresi 45 saattir.”  (İş Kanunu 41. Madde)

8 Mart 1857’de New York’ta bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin kadın işçi, günlük 16 saatlik işin 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması için bir grev başlattı. Fabrikayı işgal eden işçilerin fabrikaya kilitlenmesinden sonra çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi. Bunun üzerine, iş günü saat mücadelesinin sembolü olarak, 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kabul edildi.

Çalışma saatimizi iş yasasına yazdıran kadınlara saygılarımızla!

#8MartDunyaEmekciKadinlarGunu

İRAN HALKI VE İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ!

03.03.2026

TÜM İŞ KONFEDERASYONU’NDAN

BASINA, KAMUOYUNA VE TÜM EMEK GÜÇLERİNE!

Emperyalist ABD ve siyonist İsrail’in, bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikalarının son hedefi olan İran’a yönelik başlattığı hukuksuz saldırıları şiddetle kınıyoruz. Kendilerini dünyanın tek hâkimi ve dokunulmazı sanan bu şer odakları, insanlığa karşı işledikleri suçlarına her gün yenilerini eklemektedir.

Gazze’de on binlerce kadın ve çocuğu katleden bu örgütlü kötülük, İran’da bir kız ilkokulunu hedef alarak iki yüze yakın öğrenciyi katletti. Hastaneleri, üniversiteleri, okulları, sivil yerleşimleri bombalayarak gerçek yüzünü ve niyetini dünyaya gösterdi.

İran halkının iradesini kırmak için ellerinde binlercesi olan nükleer bombayı kullanma imalarıyla tehditler savuran bu katiller gittikleri hiçbir yere kan ve gözyaşından başka bir şey götürmemişlerdir. Amerikan bombaları altında “özgürlük” yeşermez.

İranlı işçi kardeşlerimizin de haykırdığı gibi: “Eğer İran’a başka bir rejim gelecekse, bunu ancak İran işçileri ve İran halkı kendi elleriyle inşa edecektir. Hiç bir insani vasıf taşımayan katil sürülerinin bombalarıyla gelecek olan tek şey yıkım ve sömürüdür.”

Bizler, Tüm İş Konfederasyonu olarak tüm dünya işçileriyle birlikte siyonist işgali ve emperyalist saldırganlığını lanetliyoruz. Bölge insanının birbirine kırdırılmasına karşı işçi sınıfı dayanışmasının sesini yükseltiyoruz. Katliamlara, nükleer tehditlere ve ekonomik kuşatmalara karşı onurlu İran işçilerinin ve halkının yanında olduğumuzu ilan ediyoruz.

İRAN HALKI VE İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ!

Savaş Tekelleri Kaybedecek, İşçi Sınıfı Kazanacak!

İran İşçisi Yalnız Değildir! İran Halkı Yalnız Değildir!

AİLE BAKANLIĞI ÇOCUK EVLERİNİN KAMERA İLE İZLENMESİ

15.02.2026 Açıklama

Aile Bakanlığı Çocuk Evlerinin İçindeki Kameraların Çocuklar Üzerindeki Olumsuz Etkisi

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Uzm Dr Sehra Aksu’nun açıklaması:

“Bugün için çocukların bakım verenleriyle güvenli bir ilişki geliştirmesinin ilk adımlarının bebek daha doğmadan başladığını biliyoruz.
Güvenli bağlanma çocuklarda, duygularını düzenleyebilme, kendini sakinleştirebilme ve sonrasında araştırmaya, öğrenmeye yönelebilmeleri için oldukça önemlidir. Ayrıca sakin ve güvende hissetmenin uyku ve iştaha olan etkisi üzerinden de büyümeye olan etkisi oldukça kritiktir. Dünya savaşları gibi örseleyici olaylardan sonra kurumlara yerleştirilen beslenme ve barınma ihtiyacı karşılanan çocuklarda buna rağmen beklenen fiziksel gelişimin görülmeyişi, “organik olmayan büyüme duraksaması” olarak tıp literatüründeki yerini almıştır. Buna göre duygusal gereksinimler de fiziksel olanlar gibi ruhsal, bilişsel gelişimin yanı sıra bedensel gelişim üzerinde etkilidir.
Koruma altındaki çocuklar dünyaya geldikleri koşullar, olumsuz yaşam deneyimleri, içine doğdukları sosyoekonomik stres faktörleri gibi nedenlerle risk altındadırlar.
Fiziksel ve duygusal boyutuyla tutarlı ve iyi bir bakım almanın risk altındaki bu çocuklarda; yaşamın erken dönemlerinde maruz kalınan ihmal ve istismar gibi olumsuz deneyimlerin yol açabileceği etkileri onarmada ve yeniden iyi ilişkiler kurabilmelerini sağlamada önemli bir fırsat olduğunu gözlemlemek mümkündür.
Gelişim çağındaki insanlar olan çocukların erişkin gözetiminde olmaları duygusal ve bedensel sağlıkları açısından elzemdir ve çocuğun yararına olan bu gözetimin birlikte yaşadıkları yetişkinler tarafından saygı ve ihtimam ile gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan güvende ve ilgi altında olduğunu hissetmenin yerine kameralar ile izlendiği bilgisi çocukların tedirgin hissetmelerine ve dolayısıyla kronikleşebilen bir strese neden olabilmektedir. Bu tür bir stres ve izlenme düşüncesi şüpheciliği arttıracağı gibi güvenli sosyal ilişkiler geliştirmeyi de zorlaştıracaktır. Bu durum Kaygı Bozukluğu, Obsesif Kompulsif Bozukluk ve diğer psikiyatrik hastalıklar için de tetikleyici bir faktör olma riski taşımaktadır.
Evlerin giriş çıkışları dışında ev içine yerleştirilen kameralar ne kadar iyi niyetle olursa olsun mahremiyetin ihlaline, çocuk ve ergenin kendi bedenine yabancılaşmasına, spontan hareket edememe ve diğerlerinin bakışlarına göre şekillenme ise; sahte ve bütünlüğü olmayan bir kimlik gelişimine neden olabilmektedir. Ayrıca kamera ile gözetim nedeniyle ifade edilemeyen düşünce ve duygular, Konversiyon bozukluğu gibi bedensel belirtilerin ortaya çıkmasını kolaylaştıracaktır.
Tüm bu nedenlerle koruma altındaki çocukların istikrarlı, tutarlı, zihin karıştırmayan ve ruhsal bilişsel gelişimlerine imkan verecek alanların varlığı büyük bir öneme sahiptir.”

Aile bakanlığının çocuk evlerinin içine taktığı kameralar çocuklarımızın da bakım personelinin de kişisel haklarının açıkça ihlalidir.

Yanlış ve keyfi uygulamalarınıza son verin

Bundan sonra karşınızda mücadeleci sendikalar var

Biz varız

#TSSİŞ var

#AileBakanlığı#SağlıkBakanlığı#ÇocukEvleri#SevgiEvleri#Kamera#çocukhakları#işçihakları#KVKK

Migros Depo İşçileri Yalnız Değildir!

29.01.2026

%28 lik sefalet zammını kabul etmeyen eylemdeki Migros Depo işçilerini desteklemek için İnşaat İş, Tomis, Dev Tekstil, Ögretmen Sendikası ile sendikamız TSS İŞ  İstanbul Kadıköy Migros Markette kasa kilitledik.

Migros Depo İşçileri Yalnız Değildir!

Migrosta Taşerona Hayır!

Tüm İşçiler Kadroya!

YAŞASIN İŞÇİLERİN ULUSLARARASI DAYANIŞMASI

12.01.2026

Sendikamız TSS İŞ, Mücadeleci Sendikalarla birlikte ABD haydutluğuna karşı Venezuella’nın İstanbul Konsolosluğunu ziyaret ederek Venezuella işçi sınıfına dayanışma dileklerini sundu.
Konsolos Lissett Margarita Hernandez Marquez’e konsolosluk diplomat ve çalışanlarına gösterdikleri ilgi ve dayanışma dilekleri için teşekkür ederiz.
Bir saatten fazla süren görüşmede işçi sınıfının tüm dünyada mücadeleleriyle bu barbarlığı yeneceğine dair umutlarımızı paylaştık.

İşçiler Kazanacak
Tüm insanlık Kazanacak!

YA BİR YOL BULACAĞIZ YA BİR YOL AÇACAĞIZ

Özel Okmeydanı Hastanesi İşçilerinin eylemindeydik.

22.11.2025 Mücadeleci Sendikalar Olarak Dayanışma Ziyaretindeydik.

Açıkça görünen hırsızlığı, talanı ve buna yol açan sistemi anlattılar. 8 aydır eksik aldıkları, 2.5 aydır alamadıkları asgari ücret düzeyindeki maaşlarını, hala acil kapısına, tedavisine, ameliyat randövüsüne gelen hastaları anlattılar.

Bu çürüyen düzene karşı ya birlik olacağız ya da biz de çürümeye karışacağız!

#ŞafakHolding in günlük milyon dolarlık cirosu olan kasalarına el konulsun sağlık işçilerine alacakları verilsin.

Özel Sektör Sağlık çalışanı arkadaşım. Haklarını almadan istifa etme!

YA BİR YOL BULACAĞIZ
YA BİR YOL AÇACAĞIZ! 

Mahkeme Kararını Uygulayın! Alper Evine Dönsün!

7 Kasım 2025 ·Afyonkarahisar ·

📣#Afyon ‘da Valilik önünde Sağlık Bakanı ile görüşmek üzere toplandık.

Sağlık Bakanının Özel Kalem Müdürü Kamil Erkam Zengin yanımıza geldi ve görüştük. Taleplerimizi, kazandığımız mahkemenin gerekçeli kararını ve Alper Arıevi’ nin 2 yıllık soruşturma dosyasını verdik. İlgileneceğini, bir iki gün içinde dönüş yapacağını söyledi. Biz de sorun çözülene, Alper Arıevi hukuksuz bir şekilde sürgün edildiği yerden ailesinin yanına dönene kadar bakan beyin gittiği her yerde karşısına çıkacağımızı ilettik.

#AlperNeYapsın
#AlperTemizlikYapsın

Baskılar, Sürgünler, Mobbingler Bizi Yıldıramaz!

YA BİR YOL BULACAĞIZ
YA BİR YOL AÇACAĞIZ

Basında Alper Ne Yapsın Kampanyamız Hakkında Yazılanlar:

https://www.cumhuriyet.com.tr/calisma-yasami/kamuda-tasarruf-yuku-isciye-bindi-temizlik-iscisi-hasta-tasiyor-2451397

https://www.afyonilkhaber.com.tr/temizlik-iscileri-hasta…

EYLEMDEN BİR GÜN ÖNCE GEREKÇELİ KARAR YAZILDI!

04.11.2025 Afyona Gelişi Bugüne Ertelenen Sağlık Bakanını Valilik Önünde Karşılayacağız! 

ÜST MAHKEME KARARINI AÇIKLADI

MAHKEME KARARINI UYGULAYIN!

“Temizlik işçisinden temizlik dışında bir iş yapması beklenemez”

TEMİZLİK İŞÇİSİ ARKADAŞLAR

 BİRLİĞİMİZ, MÜCADELEMİZ KAZANDI!

 Alper Arıevi kazandı, tüm temizlik işçileri kazandı.

Artık bizleri emir eri gibi oradan oraya gönderemezler.
Onurlu, kurallı çalışma bizim hakkımız. Kurallı çalışmayı tüm işyerlerinde uygulatacağız

Eylemimize destek veren tüm dostlarımıza, görevlerini hakkaniyetle yapan tüm basın emekçilerine teşekkür ederiz.  

YA BİR YOL BULACAĞIZ

YA BİR YOL AÇACAĞIZ!

AFYON İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDEN SAĞLIK BAKANINA SORDUK!

31.10.2025 Alper Ne Yapsın?

BASINA VE KAMUOYUNA

Dostlar,

Bundan bir yıl önceye kadar Alper Arıevi doğduğu ve 4 çocuğuyla, eşiyle yaşadığı yerde tek bir ceza bile almadan 10 yıldır çalışıyordu. Kadrosunun bulunduğu Şuhut Devlet Hastanesi yöneticilerinin bugün bile onun titizliğinden, çalışkanlığından övgüyle bahsettiğini duyuyoruz. Bundan bir yıl önce Alper Arıevi sendikasını değiştirdi, bilinçlendi ve yapmaması gereken işleri yaptığını gördü. Kurallı çalışmak istedi. İş sözleşmesiyle, Toplu İş Sözleşmesiyle, yasalarla, Sağlık Bakanlığının genelgeleriyle zaten belirlenmiş olan iş tanımına göre çalışmak, sadece temizlik yapmak istedi. O zaman olanlar oldu. Bir yıldır Alper Arıevi’nden bir örnek yaratılmak isteniyor. “Kural istemeyin, sizin aleyhinize çalışsa da yetkili sendikadan ayrılmayın, kendi işiniz olup olmadığına aldırmayın, tehlikeli sorumluluklar almanız gerekse de ne deniliyorsa onu yapın yoksa Alper Arıevi gibi olursunuz” diyorlar.

Dostlar,

Kamu hastanelerinde çalışan temizlik işçileri temizlik dışında birçok işe koşturuldukları için temizlik yapamıyorlar. Hasta taşıma, malzeme, evrak ya da numune getir götürleri çoğunlukla temizliklerini yapamayıp hatta yarım bırakıp koşturdukları işler haline gelmiş durumda. Bu durum aynı zamanda temizlik işçilerinin emeklerini de kendilerini de görünmez ve değersiz hale getiriyor.
Tüm yasalar, yönetmelikler, genelgeler, iş sözleşmeleri, mahkeme kararları temizlik işçilerinin sadece temizlik yapması gerektiğini vurguluyor. Temizlik işçileri hem temizlik yapamadıkları için hem de yetkileri olmayan işleri yaptıkları için şikayet ediliyor, azarlanıyor, suçlanıyorlar. Hasta ve hasta yakınları doğal olarak hastanelerin birçok yerinin pisliğinden şikayet ediyorlar. Bu durum pandemi belasını yeni yaşamış, hijyen konusunda duyarlılık kazanmış tüm toplumumuz için de son derece riskli bir toplum sağlığı sorunu.

Bugün ülkemizin her tarafında yüz binin üstünde Alper Arıevi var. Birçok yerde temizlik işçileri başlarına gelebilecek her türlü mobbingi göze alarak temizlik yapmakta ısrar ediyorlar. Bu tutumlarından dolayı uyumsuz, inatçı, dik başlı, aykırı, verilen emri yerine getirmeyen bir çalışan muamelesi görüyorlar. Tutanaklar tutuluyor, savunmalar cezalar yağıyor. Yetkili sendikalar tarafından desteklenmedikleri için kendilerine uygulanan mobbingi hak ettiklerini, suçlu olduklarını sanıyorlar. Yöneticiler sorumluluğu üzerlerine almak istemiyor. Hastayı bir yerden başka bir yere taşırken sağlıkçı refakatine ihtiyaç olmadığına dair bir yazı verin diyoruz kimse üstlenmiyor. Bir şey olsa kimse yanımızda durmuyor. Bizi temizlik işinden alıp başka bir göreve verdiğinizde yazılı görevlendirme yapın diyoruz o da verilmiyor. Kimsenin üstlenmek istemediği sorumluluğu temizlik personeli neden üstlensin? Üstelik işi olmadığı halde… Üstelik asıl işini de yapamadığı için suçlanırken.

Ülkemiz genelindeki kamu hastanelerinde temizlik personeli kadrosundaki birçok işçi yıllarca başka işlerde görevlendirildikleri için zaten yetersiz sayıdaki temizlik işçisi de temizlik yapamaz duruma gelmiş. “Kamu tasarruf tedbirleri var” diyorlar hastanelere yeterli teknik personel, bakım elemanı, taşıma elemanı ve hatta temizlik işçisi almıyorlar. Her işi temizlik personellerine yaptırarak güya tasarruf ediyorlar.

Sağlık emekçileri yıllarca “Sağlıkta tasarruf ölüm demektir” diye sokaklardan seslerini yükselttiler. Sağlıktan tasarruf edilir mi? Hastane temizliğinden tasarruf edilir mi? Ameliyathanede temizlik, dezenfeksiyon yeterli olmazsa ameliyat yapılabilir mi? Yoğun bakımdaki hastalar hastane enfeksiyonlarıyla baş edip iyileşebilirler mi? Biz daha yeni pandemi geçirmedik mi? Binlerce insanımız hayatını kaybetti, ülke ekonomisi altüst oldu. Böyle tasarruf olur mu?

Sendikamızın genel merkez yöneticilerinden birisi olan Alper Arıevi temizlik konusundaki her ısrarı ceza ile karşılanan, bu yüzden bir yıl önce ailesinden 80 km uzağa, Şuhut’tan Bolvadin’e, “tayin hakkı olmadığı halde tayin adı altında sürülen”, davasını kazandığı halde evine dönemeyen bir temizlik işçisi. Önce hastayı yalnız başına bir servisten diğerine taşımak istemediği, hastanın sorumluluğunu almak istemediği için tutanakla başlayıp 1 yevmiye kesme cezasına kadar uzanan ağır bir mobbing süreci yaşadı. Yazılarına cevap verilmediği için mola saatinde hastaneye gelen müfettişe evrak kayıt numarası olan barkodu verdiğinden “hayin” ilan edildi. 2. ama bu sefer 2 yövmiye cezasını müfettişin yanına gittiği için görev yerini terk ettiği gerekçesiyle ama hasta taşıma cezasına ilave niteliğinde aldı. Sürekli yeri değiştirildi. Şuhut’tan Afyonkarahisar Devlet hastanesine gönderildi. Sadece kendisi için yine kendisi gibi bir temizlik işçisi olan bir temizlik şefi görevlendirilerek 1 ay çalıştı. Aynı gün içerisinde sürekli yeri değiştirilerek “meydancı” lık yaptı. “Meydancı”nın bir mobbing örneği olarak aynı gün içinde hastanede oradan oraya gönderilerek temizlik yaptırılan personellere takılan bir lakap olduğunu da orada öğrendik.

Afyonkarahisar Devlet Hastanesinden bir günde Şuhut’a yeni tayin yazısını almak için çekildi. Alper Arıevi yeterince örnek olamamış olacak ki, alelacele Bolvadine gönderildiği İl Sağlık Müdürü, Vali ve vali yardımcısı onaylı TAYİN yazısı çıktı. Alelacele diyoruz, tek bir yazıda 4 tane hata olabilir mi? 4D temizlik işçisi olarak Şuhut Devlet Hastanesinin sabit kadrosu olmasına rağmen, tayin hakkı yokken, bu konuda yasal bir düzenleme de yokken tayin edildi! Tayin yazısında toplu iş sözleşmesindeki 19’a 10. maddeye dayanılarak gönderildiği yazıyor. O madde il dışı geçici görevlendirme ve üstelik 10. madde şehit, gazi ve yakınları için düzenlenmiş özel bir madde. Aynı yazıda soruşturma sonucu tayin edildiği söyleniyor ama Toplu İş Sözleşmesine göre “görevlendirmeler ceza maiyetinde olamaz!”

Alper Arıevi halen Bolvadin Devlet Hastanesinde çalışıyor. Bütün süreci başlatan 1 yövmiye kesme cezasına karşı davasını kazandı. 10 ay önce üst mahkeme gerekçeli karara geri ödeme miktarının daha ayrıntılı yazılmasını istemiş. Üst mahkeme de iş mahkemesi gibi Alper Arıevi’nin kendisinden görev tanımı dışında iş istendiğini kabul etmiş ve idareyi haksız bulmuş. Bu durumda ne beklersiniz, Alper Arıevi’nin evine dönmesini değil mi? Sendika avukatımızın hazırladığı dilekçeye rağmen “mahkeme süreci tamamlanmadığı, itiraz yolunun açık olduğu” gerekçesiyle reddedildi. Sanki kan davası! Sanki Alper ne yapmış? Afyonkarahisar’ın cümle yetkilileri birleşmiş bir temizlik personeliyle uğraşıyorlar.

Dostlar,

Bu konu Alper Arıevi ile sınırlı bir konu değil. Eşi biri yenidoğan 4 çocuğuyla yalnız kaldı. Kendisi ev tutamadığı ve gidip gelmeye ekonomisi yetmeyeceği için geçtiğimiz yılı çalışma saatlerinin dışında arkadaşının arabasında geçirdi. Birçok çalışan için Alper Arıevi cezalandırılmış kötü bir örnek olarak göz korkutucu bir sembol oldu. Ama yine de konu kişisel bir konu değil. Ne cezayı verenler açısından ne de Alper Arıevi ve bizim açımızdan. Bu süreçte sendikal örgütlenmelere eşit mesafede durması gereken yöneticiler bir sendika temsilcisini bir yerden başka bir yere sürerek anayasaya aykırı davrandılar, sendikal örgütlenmeye engel oldular. Yöneticiler açıkça sarı sendikadan yana taraf olarak disiplin kurullarını elele yürüttüler.    

Temizlik işçilerini her türlü baskıya razı etmek için Alper Arıevi’nden bir örnek yaratmaya çalışanlara izin vermeyeceğiz. Bu yanlıştan bir an önce dönün. Her yönüyle hatalı olan tayin yazınızı iptal edin. Alper Arıevi’nin ailesinin yanına dönmesini sağlayın.

Biz sendikamız aracılığıyla kurallı çalışmanın her yerde hayata geçirilmesi için mücadele etmekten vaz geçmeyeceğiz. Alper Arıevi evine dönünceye kadar her yerde Sağlık Bakanına ve tüm yetkililere sormaya devam edeceğiz: #AlperNeYapsın

Baskılar, Sürgünler, Mobbingler Bizi Yıldıramaz!

Sağlıkta Tasarruf Ölüm Demektir!


Tüm Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası (TSS İŞ)